Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18240 E. 2021/22371 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18240
KARAR NO : 2021/22371
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/194 esas, 2011/19 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın huzurunda verildiği, yasa yolu açıklamasında yasa yoluna başvuru süresinin huzurunda verilen yönünden “tefhim” tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tebliğ” tarihinden itibaren başlayacağının açıklandığı ve bu suretle sanığın yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihi konusunda yanıltıldığı, gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 26/04/2016 tarihli 2016/29 esas ve 2016/212 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanık hakkında verilen … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/12/2007 tarihli 2005/603 esas, 2007/868 karar sayılı mahkumiyet kararı olduğu anlaşıldığından, 06/12/2007 tarihli mahkumiyet kararına göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanık …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 22/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.