Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18322 E. 2023/25830 K. 18.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18322
KARAR NO : 2023/25830
KARAR TARİHİ : 18.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 E., 2016/67 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayı doğrulayan tarafsız tanık bulunmadığına, CD görüntülerinin incelenmediğine, kararın bozulması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … İlçe Emniyet Amirliği’nde polis memuru olarak görev yaptığı, suç tarihinde ilçe merkezinde park yasağı bulunan alanlara bırakılan araçları tespit ederek cezai işlem uyguladığı, sanığın akrabası olan M. S. isimli şahsın kullanmakta olduğu aracının park yasağı bulunan alana park etmesi nedeniyle katılan tarafından fotoğraflama yapılarak cezai işlem uygulanacağı esnada sanığın katılanın yanına gelerek “Sen o cezayı kesersen o ceza sana döner, erkeksen yaz da görelim bakalım.” diyerek tehditte bulunduğu, katılanın sanığı uyarmasına rağmen sanığın bağırmaya devam ettiği ve bu sırada da katılana “Seni sinkaf ederim lan.” diyerek hakarette bulunduğu, katılanın bunun üzerine telsizle takviye ekip istediği, bunu duyan sanığın “Çağır bakalım gelsinler, onlar ne yapabilecekler, o… çocuğu, erkek misin lan sen, sen erkek değilsin, burada erkek benim.” dediği, böylece üzerine atılı suçların sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde;
1. Sanığın temyiz sebebi yönünden,
Sanığın savunması, katılan ve tanık Y.E.N’nin beyanı, olay tutanağı ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın üzerine atılı suçları işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde,
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen, görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında; sanığın, katılan polis memuruna yönelik söylediği kabul edilen sözlerinin objektif olarak katılan üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olmadığı hususu dikkate alındığında, görevi yaptırmamak için direnme suçunda tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği ve sanığın polis memuruna ne suretle direndiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.