Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18400 E. 2021/22218 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18400
KARAR NO : 2021/22218
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın sanığın mahkemeye bildirdiği en son adresine tebliğ edilmesi yerine soruşturma aşamasında bildirdiği adresine gönderilip iade gelmesi üzerine MERNİS adresine Tebligat Kanunu 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 26/04/2016 tarihli 2016/165 esas ve 2016/230 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararların hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararlarının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanığın 15/03/2012 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 21/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.