Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18799 E. 2023/25259 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18799
KARAR NO : 2023/25259
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/451 E., 2016/865 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Mahkemece şikâyetçilerin soruşturma aşamasındaki ifadeleri yeterli bulunarak kovuşturma aşamasında dinlenilmelerinden vazgeçilmek suretiyle silahların eşitliği ilkesine aykırı davranılarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, dosya kapsamında şüpheli bulunan hususların irdelenmesi talepleri dikkate alınmadan çok kısa sürede hüküm tesis edilerek eksik kovuşturmayla hüküm tesis edildiğine, suçun tek dayanağının şikâyetçilerin beyanları ve tanzim ettikleri tutanak olması sebebiyle şikâyetçilerin huzura daveti ve ifadelerindeki çelişkilerin giderilerek doğruluklarının denetlenmesi gerektiğine, savunmanın sunduğu argümanların değerlendirilip değerlendirilmediğinin gerekçeden anlaşılmadığına, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde arama kararına istinaden sanığın ikametine arama yapmak için gelen şikâyetçilerin sanığa durumu açıkladıkları esnada sanığın şikâyetçilere “Sizin gibi çok adam gördüm, hepsi geldi g… avuçladı gitti, hepsinin gelmişini geçmişini s…” şeklinde sözlerle hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, tanık D.S.’nin beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.12.02.2016 günlü saat 21.50’de tanzim edilen tutanak, olay yakalama ev arama el koyma tutanağının aslı gibi onaylı sureti ve sanığa ait adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Olay yakalama ev arama el koyma tutanağında imzası bulunan muhtar H.E. tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılıp yöntemince dinlenilmeden ve kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilen şikâyetçilerin soruşturma evresinde verdikleri ifadeler de duruşmada okunmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması zorunluluğu,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.