Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18971 E. 2023/26096 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18971
KARAR NO : 2023/26096
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/464 E., 2016/199 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 4 ay hapis cezası, hakaret suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, katılan ve tanık anlatımlarının objektif olmadığına, tüm tanıkların dinlenilmediğine, rapor içeriğinden katılanın darp edilmediğinin anlaşıldığına, somut delil olmadan hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verildiğine, muğlak gerekçelerle lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Elektrik dağıtım şirketinde çalışan katılanın, sanığa ait iş yerinin elektriğini kestiği sırada sanığın “Ulan hepinizi s…” diyerek hakaret ettiği ve katılana yumruk atarak yaraladığı, akabinde sinkaflı küfürlerde bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
…’ın 02.04.2004 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınması ve 01.07.2008 tarihinde tamamının … A.Ş. tarafından satın alınarak özelleştirme faaliyetlerinin tamamlanması, katılanın çalışmakta olduğu şirketin özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunan ticari şirket olup 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında kamusal faaliyette bulunmaması nedeniyle anılan şirket işçisi olarak çalışan katılanın kamu görevlisi sayılamayacağı anlaşıldığından tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre olay katılan beyanını doğrulayan tanık anlatımı, adli rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, bozma sebepleri dışındaki diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir.
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığa ait iş yerinin elektrik sayacının bulunduğu yerde gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile anılan madde ve fıkrasının uygulanması,
2. (1) numaralı bentte yer alan bozma sebebinin sonucuna göre, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.