Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/18982 E. 2023/26103 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18982
KARAR NO : 2023/26103
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/128 E., 2016/263 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanğın temyiz isteğinin, doktora gitme meselesi nedeniyle katılan ile aralarında çıkan tartışmada katılana kendisini şikâyet edeceğini söylediğine, katılanın kendisine hakaret ettiğine, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine ve kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Hükümlü olan sanığın ceza infaz kurumunda görevli olan katılan tarafından fizik tedavi kliniğine götürüldüğü, aralarında çıkan tartışmada sanığın “Başka komutan olsa götürür sen gıcıklık yapıyorsun, illa ki rüşvet mi istiyorsun götürmek için, benim için sana rüşvetim yoktur.” şeklinde sözler söylemek suretiyle katılana hakaret ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan anlatımları ile bu anlatımları doğrulayan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suçun subutuna ve haksız tahrik hükümlerinin uyugulanmamasına dair, Yerel Mahkemenin inanç ve takdiri yerinde görülmüştür.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve olay tutanağı ile tanık C.İ.’nin beyanlarında; sanığın hakaret eylemini fizik tedavi seansının yapıldığı esnada gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin ne şekilde aleni olan “hastane koridorunda” meydan geldiği açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle sanığa verilen cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
2. (1) numaralı bentte yer alan bozma sebebine göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kararda hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.