Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19803 E. 2023/25756 K. 14.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19803
KARAR NO : 2023/25756
KARAR TARİHİ : 14.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/848 E. 2016/324 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; usul hükümleri yönünden hakkında Yasa’ya uygun şekilde alınmış bir soruşturma izni bulunmadığı, olayın göreve ilişkin ve görev nedeniyle oluştuğunun dikkate alınmadığı, esasa ilişkin olarak ise üzerine atılı suçu işlemediği, şikâyetçi ve katılan beyanı dışında delil bulunmadığı, tanıkların dinlenilmediği, eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, duruşmada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ne anlama geldiğinin kendisine yeterince açıklanmadığı, bu nedenle kabul etmediği yönündeki beyanının hatalı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde 112 Acil servis görevlileri olan doktor … ile acil tıp teknisyeni … ve ambulans şoförü …’ın olay yerine bir hasta için gittikleri, daha önceden tanıdıkları sorunlu bir hasta olduğunu anladıklarında muayene yerinde güvenlik önlemi alınması için jandarmadan yardım istedikleri, bunun üzerine uzman çavuş olan sanık …’in olay yerine geldiği, hasta ile sağlık ekibi arasında yaşanan tartışma sonucu hastanın muayeneyi kabul etmemesi üzerine sağlık ekibinin de aşağıya ineceği sırada bu duruma sinirlenen sanığın, sağlık görevlilerine hitaben “Şerefsizler” şeklinde hakaret ettiği iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. İncelemeye konu olayda hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması,
2. Sanığın hakaret eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiğinin kabulüne karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yalnızca hapis cezasının ertelenebileceği gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
4. (1) numaralı bozmaya uyularak sanığın hakaret eyleminde aleniyet unsurunun oluşmadığının kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
Belirlendiğinden, hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.