Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/20807 E. 2024/250 K. 10.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20807
KARAR NO : 2024/250
KARAR TARİHİ : 10.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/203 E., 2016/161 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanu’nun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ile dördüncü fıkraları, 62 nci, 50 nci ve 52 maddeleri uyarınca neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, havaya ateş ettiğine, polislere direnmediğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine ve kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Polis memuru olan şikayetçilerin devriye görevini ifa ettikleri sırada sanığın tüfekle ateş ettiğini görüp yanına gelmeleri üzerine, sanığın silahı doğrultmak suretiyle “yaklaşmayın” dediği ve şikâyetçilere uzaktan tüfekle ateş ettiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde daha önce hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde suç işlediği ve hakkında uygulanan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına yer verilip, infazı kısıtlayacak şekilde bildirim yapılmadığı anlaşıldığından Tebliğname’de yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Sanık Temyizi Yönünden
Şikayetçilerin, sanığın direnme eylemini aşamalarda istikrarlı şekilde anlatmaları, olay tutanağı, tanık beyanı, sanık savunması ile olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.