YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20939
KARAR NO : 2021/28854
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar hakkında Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/225 esas 2009/326 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 24/12/2007 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında davaya katılmak istediğini beyan eden ve 14/02/2008 tarihli 2. duruşmada katılan sıfatı verilen …’in yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği, tebligat yapılamaması halinde, adrese daha önce tebligat yapılmamış ise Tebligat Kanunu’nun 21, daha önce tebligat yapılmış ise 35. maddeye göre tebligat yapılması lüzumu gözetilmeden, katılan …’in talimat duruşmasında bildirdiği en son adresinden farklı bir adrese çıkan gerekçeli karar tebligatının iade edilmesi üzerine, daha önce aynı adrese çıkartılan duruşma gününün tebliğine ilişkin davetiyenin de muhatabın yeni adresine sevk kaydı düşülerek katılanın talimat duruşmasında bildirdiği adresinde tebliğ edildiği gözetilmeden, yine aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ çıkartılmış olması nedeniyle yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 05/05/2016 tarihli 2016/196 esas ve 2016/272 karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle birlikte suç işleyen sanıklar için dava zamanaşımını kesen son işlemin, TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca sanık …’ın sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sanık …’ın 02/12/2008 tarihli sorgusuna göre, 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşılmakla,
Sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye farklı gerekçeyle uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKÜMLERİN BOZULMASINA ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.