YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23661
KARAR NO : 2023/25941
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/514 E., 2015/987 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51 inci maddesi gereğince hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteminin özetle; idari para cezasını yatırdıkları, kendilerine tebliğ edilen başkaca bir zararın olmadığı, bildirilmesi halinde bu zararı da gidermek istedikleri, beraatlerine karar verilmesi gerektiği aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ettikleri bu nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında subasman üzerine birket malzeme ile ruhsatsız kaçak yapı yaptıklarından bahisle imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece; imara aykırılığın tespitine ilişkin tutanak, encümen kararı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek; sanıkların arazileri üzerine her hangi bir ruhsat almadan imara aykırılık oluşturacak şekilde eklenti yaptıkları, yapmış oldukları eklentileri kaldırmadıkları ve tadilat ruhsatı ile düzeltmede de bulunmadıkları kabul edilerek sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanıkların bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran “Kişilerin cezalandırılmasının öngörülmesi, 3194 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde de bina kavramının kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde açıklanması karşısında, somut olayda; davaya konu edilen tespitlerle ilgili, binanın taşıyıcı sistemini etkileyip etkilemediği, alan kazanma niteliğinde olup olmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarında teknik ve bilimsel verilere dayalı görüş içeren bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre; hükümlerden sonra 18 Mayıs 2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar … ve …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.