YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27107
KARAR NO : 2021/24912
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- Suça sürüklenen çocuk … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde TCK’nın 43,31/3 ve 62. maddeleri uygulanırken yapılan hesap hatası sonucu eksik ceza belirlenmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B- Suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlar …, …, …’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanlar …, …, … ve müşteki …’ün aşamalarda alınan beyanlarında suça sürüklenen çocuk …’un olay günü kendilerine yönelik “ananızı avradınızı sinkaf edeceğim sizi öldüreceğim babamı bıçaklamış adamım damar yolumu açın yoksa sizi bıçaklarım” sözlerini söylediğini beyan etmeleri karşısında; belirtilen sözlerin bir bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,
2- Kabule göre;
a- Suça sürüklenen çocuk …’un, katılan … …’e hakaret ettikten sonra katılanlar …, … ve müşteki …’ün müdahale etmek istemesi üzerine bu sefer katılanlar ve müştekilere hakaret etmesi şeklinde kabul edilen olayda, suça sürüklenen çocuğun katılanlar …, …, … ve müşteki …’e aynı zaman ve olay bütünlüğü içinde aynı suç işleme kararıyla hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, müşteki ve katılanlara yönelik hakaret suçundan ayrı ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
b- TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda eylemin acil servisin neresinde gerçekleştiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, buna göre aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle cezaların anılan kanun maddesi gereğince artırılması,
c- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret ve tehdit suçlarından hüküm kurulurken temel cezaların alt sınırdan belirlenmesine karşın, erteleme nedeniyle TCK’nın 51/3. maddesi gereğince denetim süresinin gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl olarak uygulanması
d- Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 61/6. maddesine aykırı olarak, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasındaki hesap hatası nedeniyle katılan … …’e yönelik hakaret suçundan sonuç cezanın “7 ay 23 gün” yerine, “7 ay 22 gün” hapis cezası ve katılanlar …,…, … ve müşteki …’e yönelik hakaret suçundan “9 ay 21 gün” yerine “9 ay 20 gün” olarak eksik tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.