Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/27380 E. 2023/25933 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27380
KARAR NO : 2023/25933
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/389 E. 2016/33 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlediğinin tarafsız tanıklar tarafından doğrulanmadığı, soruşturmanın Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılmadığı, somut delil bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, bir pide fırınının arkasındaki bina içerisinde şahısların uyuşturucu madde kullandıklarının anons edilmesiyle görevli polis memurlarının olay yerine intikal ettikleri, bunun üzerine kaçmaya çalışan ve o esnada üzerinde kimlik bulunmayan sanığın kimliği tespit edilmek üzere polis merkezine ekip otosu ile götürülmek istendiği, sanığın bunu kabul etmeyip şikâyetçilere hitaben “Kendi mahallemde beni kimse polis arabasına bindiremez, hepiniz bunun hesabını verirsiniz buradan sizi sağ çıkartmam.” diyerek tehdit ettiği, ayrıca yüksek sesle olay yerindeki vatandaşlara hitaben “Yardım edin bunlara hadlerini bildirelim, burası bizim ilçemiz, bizi mi götürecekler” şeklinde sözler söylediği ve görevlilere saldırdığı, eyleminin sanığın savunması, şikâyetçilerin beyanları, tutanak ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın atılı suçu işlediğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın birden fazla görevliye direnmesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.