YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2955
KARAR NO : 2023/15987
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık müdafinin 26.11.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 18.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… (Kapatılan) … Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vermiştir.
B. Katılan vekilinin temyiz istemi, tanık beyanları ile sanığın suçu işlediğinin sübut bulduğu, mahkeme tarafından boşanma davası gerekçe gösterilerek taraflar arasında husumet nedeni ile beraat kararı verilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın kızı ile katılan arasında boşanma davası olduğu, sanığın katılana yönelik “Sinkaf ol git.” diyerek hakaret ettiği iddiası ile açılan davada, boşanma davası nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğu, katılanın annesi ve kızı olan tanıkların da olayda tarafsızlıklarından sözedilemeyeceği gerekçesi ile soyut iddia dışında kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığından beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
26.11.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 18.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği belirlenmekle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın aşamalardaki savunması, katılan ve tanıkların beyanı, tüm dosya içeriği dikkate alınarak yapılan incelemede yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen ve sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) numaralı bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.