Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30141 E. 2021/25137 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30141
KARAR NO : 2021/25137
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanık … müdafisinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve fuhuş suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizinin kapsamının vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenerek ve sanık … müdafisinin hükmolunan cezanın koşulları bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanıklar …, …, …, … hakkında fuhuş, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik, TCK’nın 227/2. maddesinde düzenlenen fuhuş suçunun, suç tarihi dikkate alındığında CMK’nın 135 ve 140. maddelerindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin, fiziki takip sonucu elde edilen görüntülerin ve tutanakların bu suç açısından delil değerlendirme yasağı kapsamında kaldığından bu deliller dışlanarak yapılan incelemede:
Sanıklar …, …, …, …’a yönelik fuhuş suçundan kurulan hükümlerin temyizinde;
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıklar … ve …’nın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurların birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesi şeklindeki eyleminde TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
2- Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve fuhuş suçlarından verilen beraat hükümlerinin vekalet ücretine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında, yargılandığı aynı davada suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve iki mağdura yönelik fuhuş suçlarından beraat kararı verilmiş ise de, yedi mağdura yönelik fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, sanık müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de vekalet ücretine hükmedilemeyeceği,
Anlaşıldığından, sanıklar …, …’un, sanık … müdafisi ve sanık … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında fuhuş suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanığın 22/01/2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
4-Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün temyizinde ise: başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tüm dosya kapsamına göre; sanığın suça konu tabanca ile mermileri satın alarak akrabası …’nin ikametine getirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- TCK’nın 50. maddesi uyarınca, hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmolunan sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın sabıkalı oluşu dikkate alınarak” biçimindeki kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisi ile sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, sanık … hakkında yeniden hüküm kurulurken, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.