Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30161 E. 2021/24616 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30161
KARAR NO : 2021/24616
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

KARAR

Silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 21/2, 106/2-a, 43/1, 62/1 (iki kez) ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ve 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçu sebebiyle verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli ve 2020/519 esas, 2021/90 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
“… Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından yapılan yargılama sonucunda, hükmün gerekçe kısmında “…Sanığın eline bıçak almak suretiyle katılan …’in üzerine gitmesi ve katılanın arabasına bindiği esnada arabasının camına vurması dikkate alındığında sanığın kastının katılan …’e zarar vermek olduğu, katılanın arabaya binmesi ile zarar verme iradesini katılanın arabasına döndürdüğü gözetildiğinde sanığın eline bıçak alarak katılan …’in üzerine yürümesi eyleminin silahla kasten yaralamaya teşebbüs olarak nitelendirilmesinin gerektiği, bu nedenle sanık hakkında bu eyleminden dolayı açılan silahla tehdit suçundan dolayı kast yokluğundan beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın katılanın arabasının camına vurması ile sanığı olası kastla yaralaması eylemini tek bir hareketle gerçekleştirdiği, TCK 44. madde uyarınca fikri içtima kuralı gereği tek eylemi ile gerçekleştirdiği suçlardan en ağırından sorumlu olması gerektiği, TCK 86/2, 86/3-e ve 21/2 maddeleri ile TCK 151/1 maddesinin yaptırımlarının karşılaştırılmasında mala zarar verme suçunu düzenleyen TCK 151/1 maddesinin daha ağır yaptırım içermesi nedeniyle sanığın mala zarar verme suçundan sorumlu tutulmasının gerektiği, sanığın eylemi neticesinde meydana gelen zarar (katılan …’in yaralanması) dikkate alınarak belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği,…. sanığın üzerine atılı katılan …’in camına vurmak suretiyle hem mala zarar verme hem de kasten yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından TCK 44. madde uyarınca en ağır olan suçtan mahkumiyet kurulmuş olması nedeniyle sanığın katılanın arabasının camını kırmak suretiyle katılan …’i yaralaması eyleminden dolayı olası kastla silahla yaralama eyleminden dolayı açılan kamu davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, …” şeklinde belirtilmesine karşın, kısa kararda sanığın anılan suçlardan cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:,
Anayasanın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.
5271 sayılı CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde;
(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanun’un 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesinin, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayıldığı görülmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün gerekçe kısmında, sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama eyleminden hüküm kurulmasına yer olmadığına, katılanlara yönelik silahla tehdit eyleminden ise beraatine karar verildiği belirtildiği halde; kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında, kasten yaralama ve silahla tehdit eylemlerinden mahkumiyetine karar verilerek gerekçeli karar ile kısa karar ve hüküm arasında çelişkiye yol açıldığı anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, yukarıda belirtilen ilgili hükümlere aykırı şekilde, kısa kararla gerekçeli karar arasında açık çelişki oluşturulduğunun anlaşılması ve bu durumun CMK’nın 289/1-g maddesine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması karşısında, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar: … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Silahla tehdit, kasten yaralama suçlarından sanık … hakkında, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2021 tarihli ve 2020/519 esas, 2021/90 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.