YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30166
KARAR NO : 2021/24613
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
KARAR
Hakaret suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına dair … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/12/2010 tarihli ve 2010/2 esas, 2010/932 sayılı kararının 08/06/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/05/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 125/4, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/249 esas, 2020/479 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
“Dosya kapsamına göre;
1- Somut olayda, sanığın müşteki …’a karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle yapılan yargılama neticesinde atılı suç sabit görülerek sanığın 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle daha önceki hükmün açıklandığı ancak açıklanan hükmün gerekçe kısmında müşteki …’a karşı işlenen hakaret suçuna ilişkin bir anlatıma yer verilmeyip, sanığın katılan …’ya karşı işlediği başka bir hakaret suçuna ilişkin anlatıma yer verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmesinde,
2- Sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesine göre yapılan meşruhatlı duruşma çağrı tebligatında, “adreste kimse bulunamaması üzerine, adresin kapalı olması sebebi en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye sorulmuş, verilen sözlü/imzalı beyanda muhatabın geçici olarak dışarda gittiğinin beyan edilmesi üzerine…. Tebliğ imkansızlığı sebebiyle tebliğ zarfı… mahalle muhtarı… teslim edilmiş olup, …2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiye haber verilmiştir.” şerhi mevcut olup, hangi komşuya sorulduğuna dair bir açıklama bulunmayan ve imzadan imtina beyanının yer almadığı 19/06/2019 tarihli tebliğ işlemine dayanarak sanığın hazır olmadığından bahisle yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi uyarınca, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması halinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmeli ya da imzadan imtina etmeleri halinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, somut olayda ise Tebligat Kanunu 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddeleri gereğince sanığın dışarıda olduğunu bildiren ve tebligatın muhtara bırakıldığı haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının alınmadığı ve isim ve imzasının alınmaması veya isim ve imzadan çekinmesi halinde bu durumun belirtilmemesi sebebiyle 19/06/2019 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğu gözetilmeksizin sanığın savunması alınmadan yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının ihlâl edilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:,
1- (1) nolu talep açısından;
Sanığın müşteki …’a karşı hakaret suçunu işlediğinden bahisle yapılan yargılama neticesinde atılı suç sabit görülerek sanığın 1.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle daha önceki hükmün açıklandığı ancak aynı mahkemede farklı bir dosyası daha bulunan sanık hakkındaki dosyalar karıştırılarak, müştekisi … olan dosyaya verilmesi gereken esas numarasının sehven müştekisi … olan dosyaya yazılması nedeniyle; açıklanan hükmün karar başlığı, iddia, savunma ve deliller kısmında sanığın, katılan …’ya karşı işlediği hakaret suçuna ilişkin anlatıma yer verildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında sanığın müşteki …’a yönelik eyleminden cezalandırıldığı belirtilerek çelişki oluşturulması ve müştekisi itibarı ile farklı dosyada hüküm kurulması hukuka aykırıdır.
2- (2) nolu talep açısından;
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, bu itibarla sanığa gönderilen meşruhatlı davetiyenin bilinen ve mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, yapılan tebliğde sorulan ve haber verilen komşunun isim ve imzası bulunmadığı gibi isim ve imzadan ettiğine dair bir şerh deyer almadığıdan yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı gözetilmeksizin duruşmaya devamla, sanığın savunması ve delilleri sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 147,176,177,191. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar: … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık … … hakkında, … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2020 tarihli ve 2020/249 esas, 2020/479 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.