Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30785 E. 2021/25554 K. 26.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30785
KARAR NO : 2021/25554
KARAR TARİHİ : 26.10.2021

K A R A R

Tehdit ve hakaret suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1. cümle, 125/1-2, 43/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis ve 1.860,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2021 tarihli ve 2020/862 esas, 2021/74 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2021 tarihli ve 2021/132 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 gün ve 2021/57681 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Malatya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2021 tarihli kararı ile dosyada basit yargılama usulü uygulanma imkanı bulunmasına rağmen delillerin yüz yüze değerlendirilmesi, usul ekonomisi ilkesi, duruşmanın geldiği aşama ve basit yargılama usulünün mahkemenin takdirinde olması hususları gözetilerek takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesini takiben yazılı şekilde hüküm kurulması üzerine, anılan karara karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın, Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda iş bu dava dosyasında basit yargılama usulünün uygulanması hususunda değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan bahisle kabulüne ilişkin karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” ve anılan Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, öncelikle sanığın mahkumiyetine konu tehdit ve hakaret suçlarının, 5271 sayılı Kanunu’nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesinde yer alan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulünün uygulanmasının bir zorunluluk olmadığı, tamamen “hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu”, Mahkemesince de “takdiren basit yargılama usulünün uygulanmadığı” hususunun 21/01/2021 tarihli karar duruşmasında açıkça belirtildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir”
Aynı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda;
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilen tehdit ve hakaret suçlarının 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, ancak 5271 sayılı Kanun’un 251/1. maddesinde yer alan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulünün uygulanmasının bir zorunluluk olmadığı, hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu; kaldı ki, 5271 sayılı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenlemenin de basit yargılama usulünün uygulanmasının hakimin takdir hakkına ilişkin bir konu olduğunu teyit ettiği,
Mahkemesince de “takdiren basit yargılama usulünün uygulanmadığı” hususunun 21/01/2021 tarihli duruşmada açıkça belirtildiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ilişkin Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2021 tarihli ve 2021/132 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/03/2021 tarihli ve 2021/132 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.