YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30788
KARAR NO : 2021/25557
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
K A R A R
Tehdit suçundan suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün (3 kez) hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2020 tarihli ve 2019/198 esas, 2020/322 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/06/2021 gün ve 2021/57203 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Olay tarihinde sanığın anne babası olan mağdurlar … ve …’nin ikametine gelerek elinde bıçak olduğu halde her iki mağdura yönelik ölümle tehdit eyleminde bulunmasını müteakip, kendisinden yardım talep edilen diğer mağdur …’nin olay yerine gelmesini takiben, bu kez O’nun üzerine bıçakla yürümesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle her bir mağdur yönünden ayrı ayrı tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında, birden fazla mağdura karşı araya fasıla girmeksizin, aynı zaman dilimi içerisinde tek bir fiille işlediği gözetilerek, hakkında tek bir tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesini müteakip, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnalarına, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza
verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Eylemlerin aynı olay bütünlüğü içinde kısa zaman diliminde ve aynı kasıtla işlendiğinin tespit edilmesi halinde ise TCK’nın 43. maddesi kapsamında aynı suçun bir kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla işlenmiş olması durumuda hukuki anlamda söz konusu olmayacaktır.
İnceleme konusu somut olayda;
Suça sürüklenen çocuk …’nin mağdurlar … ve …’nin ikametine gelerek elinde bıçak olduğu halde her iki mağdura yönelik ölümle tehdit eyleminde bulunduğu, kendisinden yardım talep edilen diğer mağdur …’nin olay yerine gelmesi üzerine, bu kez mağdur …’nin üzerine bıçakla yürümesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, tek bir fiil olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun eylemini aynı olay bütünlüğü içinde, kısa zaman diliminde ve aynı kasıtla gerçekleştirdiği gözetilmeden, tehdit suçundan bir kez cezalandırılması ve cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/2 maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılarak tayin edilmesi yerine, mağdur sayısınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı olduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24/09/2020 tarihli ve 2019/198 esas, 2020/322 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.