YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30789
KARAR NO : 2021/22744
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
KARAR
Hakaret suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 29 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.340,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2019 tarihli ve 2019/179 esas, 2019/532 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında ;
1- 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesinde düzenlenen yargılama konusu suçun, soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, müştekinin 22/10/2019 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçme nedeniyle anılan Kanun’un 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Kabule göre de;
Her ne kadar sonuç adli para cezası doğru tespit edilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesine göre 90 gün adli para cezası olarak belirlenen temel cezadan, anılan Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında yapılan indirim sonucunda, 67 gün adli para cezası yerine, 135 gün adli para cezasına hükmedilmesinde,
İsabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
İnceleme Konusu Olay;
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik hakaret suçundan TCK’nın 125. maddesinin uygulanması suretiyle temel ceza 90 gün adli para cezası olarak belirlenmiş olup haksız tahrik maddesinin uygulanması esnasında hesap hatası yapılması suretiyle sonuç cezanın 135 gün adli para cezası olarak belirlenmiş olmasına karşın, TCK’nın 52. maddesinin uygulanması sırasında sonuç adli para cezası 1340 TL olarak doğru belirlenmiştir. Ancak sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde mağdur …’in sanığın hazır bulunduğu 22/10/2019 tarihli celsede sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesine, sanık …’in de aynı celsede alınan savunmasında “şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim” biçiminde beyanda bulunmasına karşın, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur.
Hukuksal Değerlendirme ;
TCK’nın 125. maddesinde “(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden … veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.” şeklinde hükümlere yer verilmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 131/1. maddesinde, “kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.” hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun’un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
Mağdur …’in sanığın hazır bulunduğu 22/10/2019 tarihli oturumda şikayetten vazgeçmiş olması, sanığın da aynı celsede hazır bulunması ve şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanının bulunmaması, aksine aynı celsede alınan savunması esnasında “şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim” biçiminde beyanda bulunması karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
… Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret suçundan sanık … hakkında, … 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/10/2019 tarihli ve 2019/179 esas, 2019/532 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün … tarafından düzeltilmesini gerektirdiğinden; sanık … hakkında mağdur …’e karşı hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE,
3- Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere … Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.