YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30816
KARAR NO : 2021/25031
KARAR TARİHİ : 20.10.2021
KARAR
Hakaret suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/04/2018 tarih ve 2017/310 esas, 2018/219 karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 07/02/2019 tarih ve 2018/5413 esas, 2019/2613 karar sayılı ilamıyla;
“Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Bozma öncesi verilen ve sanığın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edilen hükümde, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/338 esas, 2009/734 karar sayılı ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olması nedeniyle bozma sonrası her ne kadar Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/371 esas, 2011/273 karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmış ise de, kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın aleyhine değiştirmeme ilkesi dikkate alınarak, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca sanığın koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/338 esas, 2009/734 karar sayılı ilamı üzerinden belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasına “… denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinden sonra “sanık aleyhine değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/338 esas, 2009/734 sayılı karar esas alınarak belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 tarih ve 2021/398 sayılı yazısı ile;
“Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2011 gün, 2010/371 esas, 2011/273 karar sayılı ilamı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 07/11/2012 tarihinde verdiği onama kararı ile itiraz konu suçun işlendiği 21/06/2012 tarihinden sonra kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle sanık hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2011 gün, 2010/371 esas, 2011/273 karar sayılı ilamların suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınmasının mümkün olmadığı, adli sicil kaydındaki diğer sabıkalarının kesinleşip kesinleşmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle Yüksek Dairenizin anılan ilamının CMK’nun 308. maddesi uyarınca itirazen incelenerek kaldırılmasını ve hükmün bozulması istemek gerekmiştir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1- İtirazımızın Kabulü,
2- Yüksek Yargıtay 18. Dairesinin 07/02/2019 gün ve 2018/5413 esas, 2019/2613 karar sayılı ilamının yeniden incelenerek kaldırılması,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2011 gün, 2010/371 esas, 2011/273 karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 07/11/2012 tarihinde kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek adli sicil kaydındaki diğer sabıkalarının kesinleşip kesinleşmediğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenerek sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerektiğinden, HÜKMÜN BOZULMASI,
İtirazın kabul edilmemesi halinde ise, 6352 sayılı Yasa’nın 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 3. fıkrası uyarınca, dosyanın itirazın incelenmesi için Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” şeklinde istemde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, hakaret suçundan, sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanmasına dair, Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 07/02/2029 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen 07/02/2019 tarih ve 2020/12893 esas, 2021/6766 karar sayılı ilamında, hakaret suçuna ilişkin verilen düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19/04/2018 tarih ve 2017/310 esas, 2018/219 karar sayılı mahkumiyet hükmünü içeren dosya yeniden görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “26/02/2012” yerine “01/01/2012” olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hakaret suçunun alenen işlenmesine karşın, sanığın cezasında TCK’nın 125/4 madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/371 esas, 2011/273 karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra 07/11/2012 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın adli sicil kaydında yer alan bir kısım ilamın çocuk yaşta işlenmiş olması ve Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/425 esas, 2009/492 karar sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet hükmünün de suç tarihinden sonra 11/04/2019 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak, sanığın suç tarihi itibariyle başkaca tekerrüre esas sabıkası olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- İkinci bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması halinde yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun’un 58/3. maddesi uygulanmayacağından, hakaret suçuna ilişkin adli para cezası ve hapis cezalarından hangisinin seçileceğinin yeniden takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.