Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30826 E. 2021/28732 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30826
KARAR NO : 2021/28732
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

KARAR

Fuhuşa teşvik, aracılık ve yer temin etmek suçundan sanık … ‘ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227/2, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.080,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2015 tarihli ve 2014/133 esas, 2015/291 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre,
1-Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-b maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği nazara alındığında, somut olayda fuhşa teşvik veya aracılık ettirdiği, bunun yolunu kolaylaştırdığı ya da bu amaçla mağdura yer temin ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan sanığın, gerçek kimliği bilinmeyen … isimli mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2-Kabule göre de, sanık hakkında gerçek kimliği bilinmeyen … isimli mağdura yönelik fuhuş eylemlerinden kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 227/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken netice hapis cezası 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay biçiminde eksik olarak belirlendikten sonra, bir sonraki fıkrada tayin olunan hapis cezasının bu defa 1 yıl 8 ay olarak belirtilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1-“1” numaralı istem açısından,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2012 gün ve 10/438-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.07.2015 tarihli 2014/133 Esas. 2015/291 sayılı kararı ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma suçlarından sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen beraat kararlarının Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin, 09/09/2020 tarihli, 2020/1196 esas, 2020/9001 sayılı kararı ile onandığı, sanıklar …, … ve … hakkında fuhuş suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin de aynı ilamla onandığı, diğer hükümlerin ise bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Sanık … hakkındaki Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.07.2015 tarihli 2014/133 Esas. 2015/291 sayılı kararının gerekçeli olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
2- “2” numaralı istemin incelenmesinde;
Sanık hakkında müşteki …’e yönelik fuhuş eyleminden kurulan hükümde, TCK’nın 227/2 ve 43. maddeleri uyarınca tayin edilen hapis cezasında anılan Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken netice hapis cezası 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay biçiminde eksik belirlendikten sonra gün adli para cezasının adli para cezasına çevrildiği hüküm fıkrasında, netice hapis cezasının 1 yıl 8 ay biçiminde yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden,
1- (1) numaralı istem yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,
2- (2) numaralı istem yönünden sanık … Kayakıran hakkında fuhuş suçundan, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2015 tarihli ve 2014/133 esas, 2015/291 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA,
3- Kararın diğer yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.