Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/30842 E. 2021/25997 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30842
KARAR NO : 2021/25997
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

KARAR

Tehdit suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Çine Sulh Ceza Mahkemesinin 29/05/2008 tarihli ve 2007/392 esas, 2008/127 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
I- İstem yazısında;
“Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
II- Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesinin 1. fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, maddede sayılan seçenek yaptırımlara çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 3. fıkrasında ise, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
İncelenen somut olayda; anılan Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre, daha önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanığa, 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümle uyarınca verilen 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hüküm gereğince, anılan maddenin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi zorunluluğu gözetilmeden, hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Basit tehdit suçundan sanık …’ün hakkında, Çine Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2008 tarihli ve 2007/392 esas, 2008/127 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, dosyadaki belge ve bilgiler ile sanığın kişisel, sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4-d fıkrası uyarınca,
a-TCK’nın 106/1-2. cümle fıkrası uyarınca, Yerel Mahkemece yapılan uygulamada göz önüne alınarak, sanığın 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b-TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca cezanın takdiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d-TCK’nın 106/1-2. cümle fıkrasıyla verilen 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den paraya çevrilerek sanığın, 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
c-Adli para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu nazara alındığında, hükmolunan adli para cezasının, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine veya sanığa mehil verilmesine yer olmadığına,
d-TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın ve TCK’nın 50. maddesinin değerlendirilmesine dair ibarenin hükümden çıkarılmasına,
3- Basit tehdit suçuna ilişkin infazın bu hüküm üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.