YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30845
KARAR NO : 2021/28004
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
KARAR
Hakaret suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para (2 kez) cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Koçarlı Sulh Ceza Mahkemesinin 25/02/2009 tarihli ve 2008/84 esas, 2009/17 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01/08/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 62/1 ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para (2 kez) cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/617 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23/06/2021 gün ve 2021/70664 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında verilen Koçarlı Sulh Ceza Mahkemesinin 25/02/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 14/05/2013 tarihinde kesinleştirilmiş ise de; anılan kararın sanığın yüzüne karşı verildiği ve Koçarlı Sulh Ceza Mahkemesinin 25/02/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06/03/2009 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin bu tarihte başladığı anlaşılmakla, sanığın 01/08/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçun denetim süresinde işlenmediği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanarak mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.” 11. fıkrasında; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” hükümleri yer almaktadır.
İncelenen somut olayda; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın yüzüne karşı 25/02/2009 tarinde verildiği ve itiraz edilmeksizin 05/03/2009 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, sanığın 5 yıllık denetim süresi dolduktan sonra 01/08/2017 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Sanık … hakkında, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/617 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
2- Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, deneme süresi içinde açıklamayı gerektiren başka suç işlenip işlenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmek üzere sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.