Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/31449 E. 2021/30017 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31449
KARAR NO : 2021/30017
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafisi, sanıklar … ve … müdafisi, sanıklar … ve … müdafisi, sanık … ve müdafisi, sanık … (…) müdafisi, sanıklar …, … ve …

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ile sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve fuhuş suçlarından verilen beraat hükümlerinin müdafisi tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edildiği belirlenerek ve sanıklar … ve … müdafisinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 318/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A- Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte uye olma ve fuhuş suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK’nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. Bölümüne göre 1800 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Aynı davada yargılandığı fuhuş suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, müdafisi tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Anlaşıldığından sanık … müdafisinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında fuhuş suçundan verilen beraat kararının O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizine gelince;
Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE,
D- Sanıklar …, …, …(…), …, …, …, …, … ve …’ın fuhuş eylemlerine ilişkin verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İletişimin tespiti kararlarının “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “insan ticareti” suçlarından alınmış olması ve bu kararların verildiği tarihlerde “fuhuş” suçunun CMK’nın 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının, fuhuş suçu açısından yasal delil niteliğine haiz olmadığı ve hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2- Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması, mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanıkların hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması ve sanıkların eylem veya eylemlerinde, mağdur belirtilerek, maddi fiillerin açıkça kişi, yer ve zaman gösterilerek açıklanması, her bir sanığın hangi mağdura yönelik fuhuşa teşvik, kolaylaştırma, aracılık etme ve yer temin etme eylemlerinden hangisini ne şekilde gerçekleştirdiği delillerle ilişkilendirilerek açıklanmadan, fuhuş suçundan sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafisi, sanıklar … ve … müdafisi, sanık … müdafisi, sanık … ve müdafisi, sanık … (…) müdafisi ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.