Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/31663 E. 2021/30077 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31663
KARAR NO : 2021/30077
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

K A R A R

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık …’a yükletilen 6136 sayılı Kanun’a muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafisinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının tebliğnameye uygun olarak TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanıklar …, … hakkında tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince; tehdit suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte ve silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-(a) ve (c) maddelerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar …, …’ın mağdurlar … ve …’yu yaraladıktan sonra ele geçmeyen av tüfekleri ile havaya ateş etmeleri şeklindeki olayda; her iki sanığın eylemlerinin TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile ve 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, TCK’nın 44. maddesi gereğince ağır olan TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen genel tehdit suçundan her iki sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 170/1-c maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da her iki sanık hakkında da ayrıca hüküm kurulması,
2- Sanıklardan …, …’ın tehdit eylemlerinden sonra kaçarlarken diğer sanık …’ın sanıkların arkasından ateş ettiği sırada olayla ilgisi bulunmayan ve fırının önünde kucağında çocuğu ile bekleyen katılan …’ın diz altından yaralanması olayında; sanığın olası kast ile hareket edip etmediğinin tartışılarak belirlenmesinden sonra hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, … ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.