Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/32337 E. 2021/28804 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32337
KARAR NO : 2021/28804
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Talep eden … ile talep eden … temsilcisi …’ın temyizinde;
…’in, 20/03/2013 tarihli göçmen kaçakçılığı eyleminde kullanılan … plakalı aracın maliki olmaması, aracın maliki olan … ile de temsilcisi … arasında ceza yargılaması açısından vekillik ilişkisinin bulunmaması nedeniyle kararı temyiz etme haklarının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca talep edenler … ile …’ın tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE,
B)Sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ile 26.02.2013 tarihli eylemde sanık …’a yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık …’ın ismi hüküm fıkrasında … biçiminde yanlış yazılmış ise de, maddi hatadan ibaret bu hususun mahkemesince düzeltilebileceği,
Sanıklar …, … ile … hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alındığı kararda gösterilmemiş, sanık … hakkında İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2015 tarih ve 2013/10-2014/272 E-K sayılı kararıyla gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubuna karar verildiği halde, mükerrer infaza sebebiyet verecek şekilde yeniden mahsup kararı verilmiş ise de, bu hususların infaz aşamasında resen gözetilebileceği,
Temel hapis cezasının belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerekirken alt hadden ceza tayin edilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
a)Sanıklar …, …, …, …, …, sanıklar …, …, …, …, … ile … müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
b)Sanık … hakkındaki hükmün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak “tekerrür uygulamasına ilişkin” kısım çıkarılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık …, … ile 03/05/2013 tarihli eylemde sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyizine gelince;
a)UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, sanık …’nin 23/11/2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, ölümün doğruluğu kesin biçimde saptanarak, sonucuna göre TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi zorunluluğu,
b)03/05/2013 tarihli göçmen kaçakçılığı eyleminde sanık …’un atılı suçlamayı reddetmesi, diğer sanıklar ile ele geçen kaçak göçmenlerin sanığın suça iştirakine dair bir beyanının bulunmaması, iletişimin tespit tutanaklarından sanığın suça iştirakine dair bir delile ulaşılamaması ve kararın gerekçesinde de eylemin diğer dört fail tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık …’un göçmen kaçakçılığı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delillerin neler olduğu açıklanmadan mahkûmiyet kararı verilmesi,
c)İddianameyle sanık …’ın 20/03/2013 ile 03/05/2013 tarihli göçmen kaçakçılığı eylemleri nedeniyle iki kez cezalandırılması talep edildiği ve kararın gerekçesinde, sanığın her iki eyleminin sübut bulduğundan bahisle cezalandırılması gerektiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında hangi tarihli eylemi nedeniyle cezalandırıldığı belirtilmeden göçmen kaçakçılığı suçundan bir kez hüküm kurulmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye düşülmesi,
d)Kabule göre de;
Temel hapis cezasının belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak teşdiden uygulama yapılması gerekirken sanıklar … ile … hakkında alt hadden ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar …, …, sanıklar … ile … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, (sanık … açısından başkaca yönleri incelenmeksizin) HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıklar … ile … hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.