YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/34213
KARAR NO : 2021/27217
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık …’ye yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret, sanık …’a yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesine karşın TCK’nın 265/3. maddesi ve hakaret suçunun aleni olan polis merkezinin salonunda işlenmesine rağmen TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar … ile …’un temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, “ TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması” suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 04/05/2011 tarihli tutanakta sanığın hakaret ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı, katılanlar …, … ve …’ın soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın hakaret ettiğine dair bir anlatımları olmamasına rağmen, kovuşturma aşamasındaki beyanlarında hakaret ettiğini söyledikleri anlaşıldığından tutanak ve beyanlar arasında çelişkinin giderilmesi, çelişkinin giderilemediği takdirde hangi delile neden üstünlük tanındığı açıklanıp, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan …’ın tanık sıfatıyla dinlenilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Hakaret suçunun aleni olan polis merkezinin salonunda işlenmesine rağmen TCK’nın 125/4 maddesi uygulanmaması,
b- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.