Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/35680 E. 2021/25992 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35680
KARAR NO : 2021/25992
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

KARAR

Tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın her iki suçtan mahkumiyetine dair İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15/05/2014 tarih ve 2008/ 1502 esas, 2014/282 karar sayılı hükümlerin sanık müdafisi tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 28.03.2018 tarih ve 2015/ 26440 esas, 2018/5830 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar … ve Taner Aktaşönü müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle” karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/09/2021 tarih ve KD-2021/81994 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile;
“Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilama konu mahkumiyetinin 5 ay hapisten çevrilme 711750000 TL adli para cezası olduğu, cezanın 14/10/2004 tarihinde infaz edildiği ve suç tarihinin 19/09/2008 olduğu dikkate alındığında; 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesine göre, tekerrür hükümlerinin, önceden işlenen suçtan dolayı 5 yıldan az süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra işlenen suçlardan dolayı uygulanmayacağı düzenlendiğinden, tekerrüre esas alınan mahkumiyet ilamının infazından itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacak olması ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilamın bulunmaması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, gerekçesiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28/03/2018 tarihli ve 2015/26440 esas, 2018/5830 karar sayılı ONAMA kararının kaldırılarak, İstanbul 24.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli, 20008/1502 esas, 2014/282 karar sayılı hükmünün BOZULMASI” talebiyle itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
HUKUKSAL DEĞERLENDİRME
TCK’nın 58. maddesinin 1. fıkrasında önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacağı, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmeden sonra işlenmesi yeterli olup cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Kanun koyucu tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki cezanın infaz edilmesi koşulunu aramadığı hâlde, maddenin 2. fıkrasında ise infazdan sonra belirli bir sürenin geçmesi hâlinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını hüküm altına almıştır. Buna göre, beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır.
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılması için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi yeterli olup ilk suçun 1 Haziran 2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin mükerrirlik açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
Sanık … hakkında, Dairemiz tarafından 28.03.2018 tarihinde, 2015/ 26440 esas, 2018/ 5830 karar sayılı dosya kapsamında onanmasına karar verilen, tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde, tekerrüre esas alınan Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi ilamının, infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçtiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 28/03/2018 tarih, 2015/ 26440 esas, 2018/ 5830 karar sayılı, sanık … hakkında tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından mahkumiyetine ilişkin verilen onama kararının KALDIRILMASINA,
İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15/05/2014 tarih ve 2008/1502 esas, 2014/282 karar sayılı hükümlerin yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçtiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye aykırı olarak “tekerrür uygulamasına ilişkin” kısımların çıkarılmak suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.