YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/381
KARAR NO : 2023/15503
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 08.06.2012 tarihinde düzenlenen iddianame kapsamında yapılan yargılama sonucunda … (Kapatılan) … Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/531 Esas, 2013/579 Karar sayılı kararı ile hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın, denetim süresi içerisinde 11.01.2014 tarihinde suç işlemesi üzerine … Asliye Ceza Mahkemenin 2015/754 Esas, 2015/1526 Karar sayılı kararı ile hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesinde, temyiz sebebi göstermediği görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, “156 Jandarma İmdat.” hattına yapılan aramaları karşılayan ve J. Kd. Üçvş. olarak görev yapan mağdura yönelik “Devriye 5 dakika içerisinde gelmezse o devriyenin anasını, avradını sinkaf ederim.” diyerek hakaret suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin kabul edildiği ancak kabul edilen olayın gerekçe kısmında açıklanmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanan yeni hüküm olduğu, bu nedenle iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının yargılama sonucunda açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasa’nın 141 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü 223 üncü ve 230 uncu maddelerine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Sanığın söylediği iddia edilen ” Devriye 5 dakika içerisinde gelmezse o devriyenin anasını, avradını sinkaf ederim.” şeklindeki sözlerin muhatabının mağdur olmaması sebebiyle matufiyet şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
3. Kabule göre ;
a. 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 81inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gözetilmeden kurulan hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
b. 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1 inci maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.