YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3999
KARAR NO : 2023/16300
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)125 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizinin özetle; suçun unsurlarının oluşmadığı, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı ve eksik değerlendirme neticesinde mahkûmiyetine karar verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanığın hakaret suçunu aleni bir yer olan yol üzerinde işlemesi ve mahkemenin kabulünde bu durumu belirtmesine rağmen cezasında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım yapılmaması nedeniyle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında katılan ile husumet bulunan sanığın olay günü katılanın da duyacağı şekilde tanık …’ye katılan hakkında “Ona bu yara…mı sonunda onun g…üne sokacağım, çoluğuna, çocuğuna, karısına, sülalesine sokacağım.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı ve samimi anlatımı ile bu anlatımı doğrulayan tanık …’nin beyanları gözetilerek sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğunun kabulüyle mahkûmiyetine karar verilmiş ve hakaret eyleminin çok sayıda kişinin duyup işitebileceği bir ortam olan yol üzerinde söylemesi nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklandığı üzere; sanığın hakaret suçunu aleni olarak işlemiş olması nedeniyle basit yargılama usulü uygulanamayacağından tebliğnamedeki bu sebebe ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın iddianameye konu sözleri söylediğinin katılan anlatımı ve tanık …’nin beyanı ile sabit olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın katılana yönelik söylediği iddia ve kabul olunan sözlerin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulması,
2. Kabule göre de,
a. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda mükerrir olduğundan bahisle temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
b. Sanığın hakaret eylemini aleni bir yer olan sokakta işlediğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.