YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/40784
KARAR NO : 2023/16031
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin 20.02.2014 tarihli ve 2012/758 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüte üye olma suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. Yukarıda adı belirtilen mahkemenin 20.02.2014 tarihli ve 2012/758 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/203 Esas, 2017/1099 Karar sayılı kararı ile;
TCK’nın 220. maddesinde tanımlanan “örgütün” varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket etmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, “devamlılık” göstermesi gerekir.
Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Ancak, amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün varlığı için, amaç suçları işleme zorunluluğu olmadığı da dikkate alındığında, devamlılığın belirlenmesi noktasında yalnız amaç suçların sürekli bir şekilde işlenmesi değil, öncelikli olarak, amaç suçları sürekli biçimde işleme kararlılığının mevcut olup olmadığının araştırılması zorunludur.
Örgüt soyut bir birleşme değildir, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki hakimdir. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. Bu ilişki dolayısıyla örgüt, mensupları üzerinde hakimiyet tesis eden bir güç kaynağı niteliğini kazanmaktadır. Somut olayda; iletişimin tespiti tutunakları, sigara kaçakçılığı suçlarına ilişkin soruşturma evrakları ve tüm dosya kapsamında, sanıkların, sanık …’ın yöneticiliğinde sigara kaçakçılığı suçunu işlemek için bir araya geldikleri, pek çok ilde çok sayıda sigara kaçakçılığı suçunu işledikleri, sanıkların eylemli işbirliği içinde oldukları, eylem ve faaliyetlerinin iştirak iradesini aştığı ve aralarında gevşek bile olsa bir hiyerarşik yapı bulunduğu anlaşıldığından; sanık …’ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”; sanıklar …, …, … ve …’in “suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma” suçunu işlediklerinin sabit olduğu gözetilmeden, sanıkların mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; suçun unsurları oluşmadığından bahisle kararın temyizen incelenmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ve temyiz dışı sanıkların, temyiz dışı sanık …’ın yöneticiliğinde sigara kaçakçılığı suçunu işlemek için bir araya geldikleri, pek çok ilde çok sayıda sigara kaçakçılığı suçunu işledikleri, sanıkların eylemli işbirliği içinde oldukları, eylem ve faaliyetlerinin iştirak iradesini aştığı ve aralarında gevşek bile olsa bir hiyerarşik yapı bulunduğu anlaşıldığından; temyiz dışı sanık … suç işlemek amacıyla örgüt kurma, temyiz dışı sanıklar …, …, … ve sanık …’in suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçunu işlediklerinin iletişimin tespiti tutanakları, sigara kaçakçılığı suçlarına ilişkin soruşturma evrakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Başka suçtan yargı çevresi dışındaki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, savunmasında duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 06.10.2020 tarihli son oturumda bizzat veya SEGBİS yoluyla duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.