YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/41819
KARAR NO : 2023/15911
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı, 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık …’in yokluğunda kurulan hükümde, adı geçenin ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması sebebiyle temyiz dilekçesinin cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu usule uyulmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, hükmün temyiz edilmediği gerekçesiyle 20.02.2009 tarihi itibarıyla kesinleştirme işlemi yapılmış, karar başka suçtan hükümlü olan sanığa 20.01.2014 tarihli tutanak ile tebliğ edilmiş, sanık … infaz kurumundan göndermiş olduğu 05.06.2020 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eski hale getirme ve temyiz hakkı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, başka bir suçtan yargılamasının yapıldığı sırada davanın tarafları ile yaşadığı tartışma ve devamında gelişen olaylar nedeniyle tutanak tutmak isteyen duruşma hakimi ile Cumhuriyet savcısına hakarette bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci, 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı, 34 üncü maddesinin ikinci fıkraları ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık …’in yokluğunda kurulan hükümde, adı geçenin ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması sebebiyle temyiz dilekçesinin cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, bu usule uyulmadan yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu belirlenmiş, bu nedenle sanığın öğrenme üzerine verdiği 05.06.2020 tarihli dilekçesine konu temyiz başvurusunun yasal süresinde gerçekleştirildiği kabul edilmiştir.
B. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
C. Sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 14.11.2008 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar dava zamanaşımını kesen ya da durduran bir neden olmadığı da gözetildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.