YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/467
KARAR NO : 2021/19520
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
K A R A R
Tehdit suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-1.cümle ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Erzurum (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli ve 2014/128 esas, 2014/272 sayılı kararının 18/04/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle yeniden değerlendirilmesi ve infazın durdurulması talebinin reddine, infazın aynen devamına ilişkin Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2016 tarihli ve 2014/662 esas, 2014/362 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2016 tarihli ve 2016/1002 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16/12/2020 gün ve 2020/105550 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında;
“Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun sanığın mahkumiyetine karar verilen Erzurum (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli kararından sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-b maddesinin 3. alt bendi gereğince uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, ihbar üzerine yapılan yargılama sırasında hüküm verilmeden müşteki ve sanığa kovuşturma evresinde usulüne uygun uzlaşma teklifi yapılmadığı cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip uzlaştırma işlemlerinin yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Hukuksal Değerlendirme:
Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, uzlaştırma sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.
Uzlaştırma, 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK’nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231. maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231. maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” denilmiştir.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup, uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık … hakkında TCK’nın 106/1-1.c. maddesi uyarınca tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında TCK’nın 106/1-1.c. maddesinden neticeten 1 yıl hapis cezası verilmesine dair Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2016 tarihli ve 2014/662 esas, 2014/362 sayılı kararına karşı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın, uzlaştırma işlemlerinin yapılmaması nedeniyle kabulü gerekirken, “…talebe konu hükümlüyle ilgili olarak uygulanabilecek lehe bir düzenleme söz konusu olmadığı…” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle reddine ilişkin Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2016 tarihli ve 2016/1002 değişik iş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/12/2016 tarihli ve 2016/1002 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-CMK’nın 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.