YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4710
KARAR NO : 2021/20330
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-a-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu açık olup itiraz merciince başvurunun değerlendirilip kararın kesinleştiği,
b-Katılan … vekilinin, sanık … hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından dolayı sanık hakkında hüküm kurulmadığına ilişkin talebi yönünden; sanık hakkında katılan …’ya yönelik tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından dava açılmadığı ve dolayısıyla sanık hakkında hüküm kurulmadığı ve bu nedenle de Dairemizce incelemeye konu edilebilecek bir hüküm bulunmadığı,
Anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, katılan … vekili ile katılanlar … ve … vekilinin temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçlarına ilişkin kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca tebliğnameye uygun olarak, katılanlar … ve … vekilinin TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3-Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Her iki sanık yönünden;
Tüm dosya kapsamı ve delil durumuna göre olayın; sanık …’ın pazar yeri yakınına aracını park etmesi sonrasında müştekiler …, …, … ve …’ in ellerinde sopalar ile sanığı darp etmeye başladıkları, sanık …’ın yere düştüğü, bu esnada cebinde bulunan çakı bıçağını kendini savunmak için sağa sola savurduğu, daha sonra olay yerine sanık …’ın dayısı olan ve olay yerinde pazar tezgahı bulunan diğer sanık …’in geldiği, yeğenini kurtarmak istediği esnada kendisinin de darp eylemine maruz kaldığı, yeğeninin yere düşürdüğü bıçağı alarak bu kez kendisini savunmak üzere sağa sola savurduğu ve bu esnada da olay yerinden kaçmaya çalıştığı, müştekilerin peşlerinden gelmeleri üzerine yine bıçağı sağa sola savurduğu ve daha sonra kaçtığı şeklinde gerçekleşmesi, tanıkların olayın bu şekilde gerçekleştiğini doğrulaması, olayın diğer pazar esnafının araya girmesi ile sonlandırılması, müştekilerde herhangi bir yaralanmanın olmaması ve Mahkemece de sanıkların tehdide konu bıçağı kendilerini savunmak amacıyla sağa sola savurduklarının kabul edilmesi karşısında; sanıkların eyleminin TCK’nın 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığının tartışılmaması,
b-Kabule göre de sanık … yönünden;
6545 sayılı Kanun’un 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ Sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verildiği ve 6545 sayılı yasanın 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasının “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklinde olduğu anlaşıldığından, ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar … ve … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.