YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6109
KARAR NO : 2021/17613
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
KARAR
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 125/1, 125/4, 43/1, 31/2 , 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası ve 1.080,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair …2. Çocuk Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2018/163 esas, 2019/48 sayılı kararının 20/02/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 25/10/2019 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanunun 86/2, 86/3-e, 125/1, 125/4, 43/1, 31/2 62 ve 52/2 maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası ve 1.080,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair …2. Çocuk Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli ve 2020/212 esas, 2020/288 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2021 gün ve 2021/3388 sayılı istem yazısıyla dava dosyaları Daireye gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesinde düzenlenen silahla basit yaralama ve alenen hakaret suçlarının, failin suça sürüklenen çocuk olması halinde uzlaştırma kapsamında kaldığı nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme;
CMK’nın 253. maddesinde ;
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3.Tehdit (madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5.Hırsızlık (madde 141),
6. Dolandırıcılık (madde 157),
7. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
8. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları.
c) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar.” şeklinde hükme yer verilmiştir.
İnceleme konusu somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında üst sınırı üç yılı geçmeyen ve mağduru gerçek kişi olması nedeniyle uzlaşma kapsamında olan TCK’nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret ve aynı yasanın 86/2, 3-e maddesinde düzenlenen yaralama suçlarından kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucu mahkumiyet kararı verildiği, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usule uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde suça sürüklenen çocuk ve katılan arasında uzlaştırma işlemi yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Hakaret ve yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk … hakkındaki …2. Çocuk Mahkemesi’nin 15/10/2020 tarihli ve 2020/212 esas, 2020/288 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- CMK’nın 309/4-b maddesi gereğince sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.