Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7798 E. 2023/16371 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7798
KARAR NO : 2023/16371
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, suçu işlediğine ancak katılanın kendisinden sebepsiz yere ayrılmasının neden olduğu ağır tahrik altında işlediğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, daha önceden birliktelik yaşadığı katılanı 30.12.2015 tarihinde telefonla arayarak işyerine gelip iş çıkışı kendisini kaçıracağını, elindeki görüntü ve fotoğrafları akrabalarına göndereceğini, işvereni ile dost hayatı yaşadığını, 09.01.2016 tarihindeki telefon görüşmesinde dünyaya geldiğine, anasından çıktığına pişman edeceğine, günü geldiğinde Allah’ın bile elinden alamayacağını, başkaları ile dost hayatı yaşadığını ve patronuna metreslik yaptığını söylediği, 27.01.2016 tarihinde de “Senin gibi kaşara değmez… o… türbesi ölürken sayılmaz.” şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit ettiği, Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın ikrarı, katılanın beyanı ve CD çözüm tutanağı içeriği birlikte değerlendirildiğinde; suçların sübutuna ve bozma sebebi dışındaki hususlara yönelik, Mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1. Suça konu sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden yasal olmayan gerekçeyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçundan mahkumiyet hükmü verilmesi,
2. Sanığın, katılana yönelik olarak farklı tarihlerde gerçekleştirmiş olduğu tehdit eylemleri yönünden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.