YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8026
KARAR NO : 2023/16152
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2014/933 Esas, 2015/1094 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, atılı suçu işlemediğine, arkadaşının polisler tarafından darp edildiğini görmesi üzerine araya girdiği sırada polis memurlarının kendisine ters kelepçe takıp, darp ve hakarette bulunduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Başka bir olay kapsamında hakkında işlem yapılmak üzere emniyete getirilen sanığın, polis memurlarıyla tartıştığı, arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’ya yapılan muameleye tepki gösterdiği ve şikâyetçilere hakaret ettiği Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın hakaret olarak nitelendirilen sözlerinin nelerden ibaret olduğu, temyiz denetimine olanak sağlayacak şekilde açıklanıp tartışılmadan, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün açıklandığı 15.12.2015 tarihli son oturumda duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4. Kabule göre de;
a. Sanığın, arkadaşı …’ya yapılan muameleye tepki gösterdiğinin kabul edilmesi ve sanık savunması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durulup, eylemlerin öncelik sonralık ilişkisi de değerlendirilerek, haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Zincirleme suç hükümlerinin tatbiki sırasında uygulama maddesi olarak ”5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası” ibaresi yerine doğrudan “TCK’nın 43/1. maddesi” ibaresinin yazılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, başkaca yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.