Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8100 E. 2023/15749 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8100
KARAR NO : 2023/15749
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, cezanın ertelenmemesinin hukuku aykırı olduğu, beraatine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde kolluk görevlileri olan mağdurların bir kaçakçılık olayına müdahele ettiği, şüpheli şahısları yakalayıp Jandarmaya teslimi sırasında, şahısların yakınları olan sanık … ve temyiz dışı sanık …’in mağdurlara hitaben “Sizi burdan aldırırım, burada çok kalmayacaksınız, Alay Komutanını ayağıma getireceğim, benimle ortak çalışıyorsunuz.” şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözler söyledikleri sanıkların savunması, müşteki beyanları, soruşturma aşamasında alınan ifadeler ve olay tutanakları karşısında eylemlerin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde görevi yaptırmamak için direnme başlığıyla seçenekli hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemlerini cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının cebir veya tehdit şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda sanıkların, kaçakçılık yaptıkları iddiasıyla yakalanan şahısların jandarmaya teslimi sırasında mağdurlara hitaben “Sizi burdan aldırırım, burada çok kalmayacaksınız, Alay Komutanını ayağıma getireceğim, benimle ortak çalışıyorsunuz.” demek suretiyle tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de, somut olayda, sanığın mağdurların görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturmadığı, bu nedenle görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşmadığı halde kanuni olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
B. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin kaba ifade niteliğinde olduğundan hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığından beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.