YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8239
KARAR NO : 2021/22883
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık,Cumhuriyet savcısı
K A R A R
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) … Cumhuriyet savcısının temyiz talebini süresi içerisinde vermediği,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, … Cumhuriyet savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B)Sanıklar …, …, … ve … (1949 doğumlu) hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat, sanık … hakkında ise tehdit, hakaret, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müşteki sanıkların katılmasına mahkemece karar verilmesine karşın gerekçeli karar başlığında katılan sanık olarak gösterilmemeleri mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1)Sanıklar …, … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerinin usul ve Kanuna uygun olduğu, katılan…’in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2)Sanık… hakkında tehdit, hakaret, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince,
Sanık…’e yükletilen tehdit, hakaret, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi, hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a)Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması karşısında, bu ilamın TCK’nın 58/5. maddesi gereğince tekerrüre esas olamayacağının gözetilmemesi,
b)Sanık hakkında silahla tehdit suçundan TCK’nın 106/2-a, gece vakti konut dokunulmazlığı suçundan ise 116/4 maddelerinin doğrudan uygulanması yerine, silahla tehdit suçunda TCK’nın 106/1-1.c., konut dokunulmazlığının ihlali suçunda ise 116/1 maddeleri uygulanmak suretiyle temel cezaların belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık…’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılıklar, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkralarından, tekerrür uygulamalarına ilişkin kısımlar ile silahla tehdit suçuna ilişkin hükümden TCK’nın 106/1, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin hükümden ise 116/1 maddelerinin uygulanmasına ilişkin fıkraların çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)… (1949 doğumlu) hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün temyizinde ise,
UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık …’in (1949 doğumlu) hükümden sonra 21/10/2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan…’in temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.