Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/8270 E. 2023/17142 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8270
KARAR NO : 2023/17142
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi uyarınca iki kez 4 ay 15 gün, hakaret suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin bir ve dördüncü fıkraları uyarınca 3 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, her iki suçtan kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezanın haksız olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, arazisinin yakınında tuvaletini yaptığını iddia ettiği mağdurlara sinirlenerek sinkaflı sözlerle hakaret edip, elindeki baltayla onların üzerine saldırdığı iddiasıyla mağdur …’ye yönelik hakaret ve her iki mağdura yönelik silahlı tehdit suçlarından açılan davada Mahkeme iddia, savunma, tanık beyanları, olay yeri tutanağı ile dosya kapsamına göre mağdurlar hakkında hayasızca hareketlerde bulunma suçundan açılan davada beraat kararı verip, sanığın elindeki balta ile mağdurların üzerine yürüme biçimindeki eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğunu kabul ederek ve ek savunma hakkı tanınarak sanığın, mağdur …’ye yönelik hakaret ve her iki mağdura yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık, mağdurların kendisinin bulunduğu yere doğru tuvaletlerini yapmaları sonrasında uyarılarını dinlemeyen mağdurlara sinirlenerek bir tehdit söyleminde bulunmadan elindeki baltayı gösterdiğini söyleyerek atılı suçlamaları inkar etmiş ise de, mağdurların, tuvaletlerini yapmadıklarını, sanığın o bölgeden geçişlerini engellemek için sinkaflı sözlerle hakaret ederek, jandarmanın araya girmemesi halinde kendilerini elindeki baltayla yaralayacağına ilişkin ifadeleri, sanığın ekip aracındaki mağdurlara sinkaflı sözlerle hakaret edip elindeki baltayla saldırdığına yönelik kolluk tarafından düzenlenen olay tutanağı, bu tutanakta imzası olan kolluk görevlilerinin, sanığın vurmak amacıyla mağdurların üzerine elindeki baltayla koştuğu yönündeki ifadeleri, sanığın komşusu olup tanık olarak dinlenen …’nin, sanığın sorunlu biri olduğu, tuvalet olayını görmediği, mağdurların o bölgeden geçmelerinin sanık tarafından engellendiği yönündeki beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın elindeki baltayla mağdurları yaralamak kastıyla eylemini gerçekleştirdiği ve mağdur …’ye yönelik sinkaflı sözlerle hakaret ettiği, böylelikle kasten yaralama ve hakaret suçlarını işlediği anlaşılmakla, sübut bulan suçlardan sanığın cezalandırılmasına yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir, tuvaletlerini yaptıklarına ilişkin iddiasının mağdurlarca kabul edilmemesi, bu yöndeki eylemleri nedeniyle açılan davada haklarında beraat kararı verilmiş olması ve hiç tanımadıkları birine bu şekilde eylemde bulundukları iddiasının da hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmesi karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına gerek olmadığı sonucuna varılmış, hakaret eyleminin alenen işlenmiş olması nedeniyle de tebliğnamedeki bozma istekli görüşe itibar edilmemiştir.
2. Sanığa yükletilen kasten yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.