YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8947
KARAR NO : 2021/28279
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, müşteki … vekilinin temyiz talebi, katılma isteği niteliğinde kabul edilerek, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca …’ın davaya katılmasına, vekillerinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek, dosya görüşüldü:
A- Sanıklar … ve …’ın reşit olmayanla cinsel ilişki eylemlerine ilişkin verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, katılan … vekilinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
B- … vekilinin temyizine ilişkin;
Ayrıntılarına Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/12/2019 tarihli 2019/6 esas, 2019/7 sayılı kararında değinildiği üzere …’nın 6284 sayılı Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanunun 20/2. maddesine göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunduğu ancak yargılamayı yürüten Mahkemenin anılan Kurumu davadan haberdar etme zorunluluğunun olmaması ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, … vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz isteminin aynı Kanunun 298/1 maddesi uyarınca REDDİNE,
Başkaca temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
B- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında evi terk eden çocuğu yanında tutma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C- Sanıklar …, … ve …’ın fuhuş eylemlerine ilişkin kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararlardan tebliğnameye uygun olarak “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların” çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve Kanunu uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.