Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/925 E. 2023/16313 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/925
KARAR NO : 2023/16313
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile kararda başvurulacak Kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, başka suçtan cezaevinde hükümlü bulunan sanığın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yolu ile yüzüne karşı verilen kararı, cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin Kanun yolu açıklamasında bildirilmemesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği, sanığın temyizinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanığın 02.07.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Tebliğname’de temyizin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra yapılması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; rahatsızlığı nedeniyle duruşmalara katılamadığı için kendisini savunamadığına, haksız tahrik hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, cezaevinde olması nedeniyle mağdur olduğuna ve re’sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.OLAY VE OLGULAR
Avukat olarak görev yapmakta olan katılanın müvekkilinin sanıktan olan alacağı nedeniyle, icra takibi ve haciz işlemleri yapması esnasında, sanığın katılanı arayarak ” Kanun kitabını iyi oku salak.” şeklinde mesaj gönderdiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV.GEREKÇE
Sanığın cezaevinde bulunması nedeniyle SEGBİS’de yüzüne karşı verilen hüküm 7 günlük yasal süreden sonra temyiz edilmiş ise de hükümde cezaevi idaresi aracılığıyla da temyiz edebileceğinin belirtilmemiş olması nedeniyle sanığın yanıltıldığı bu nedenle temyizin süresinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğname’deki ret görüşüne iştirak edilmemiştir.
1.Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü maddesinin (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.11.2015 tarih, 2015/409 Esas, 2015/729 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın sorgusunun olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem sorgu tarihi olan 06.11.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.