YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/941
KARAR NO : 2023/16668
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sanığın yazılarında hakaret kastıyla hareket ettiği sabit olduğundan suçun unsurlarının gerçekleştiğine, tereddüte yer vermeyecek şekilde katılana yönelik hakaret sözlerinin kullanıldığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, internet sitesinde yazdığı iki ayrı yazıda, katılana yönelik hakaret teşkil edecek sözler sarfederek hakaret suçunu işlediği ileri sürülmüş, mahkemece suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri açısından yapılan değerlendirmede, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde katılanın adını … olarak bildiğini, mesleği gereği kamuoyunu aydınlatmak amacıyla yazıyı yazdığını, hiçbir şekilde hakaret etmediğini savunması ve dosya kapsamında bu savunmasının aksini gösteren herhangi bir delil bulunmaması karşısında Mahkemenin sanığın atılı suçtan beraatine yönelik gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.