YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15043
KARAR NO : 2022/26132
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
KARAR
Tehdit suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 360,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2021 tarihli ve 2021/93 esas, 2021/600 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/11/2022 tarih ve 2022/122293 istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya aslının, … Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2021 tarihli kararında sanık olarak yer alan ve kanun yararına bozma yoluna başvuran sanık …’nın, aynı karar kapsamında katılan sıfatı ile sanık … yönünden verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurduğundan, Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinde yapılan incelemede,
… Asliye Ceza Mahkemesince, sadece sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, sanığın 27/04/2021 tarihli oturumda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ettiği, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olacak mahkumiyetinin bulunmadığı, yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim uygulandığı, tehdit suçundan kaynaklı bir zarar bulunmadığı gibi, anılan kararda sanığın aynı katılana yönelik verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın ileride suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için gerekli şartların mevcut olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
• Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.
İncelenen dosyada, Sanık hakkında TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesi gereğince açılan davada, birleşen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/226 esas sayılı dosyasının 15/09/2021 tarihli duruşmasında ve … Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/93 esas sayılı dosyasında 13/10/2021 tarihli duruşmada sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan etmesi ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun şartlarının oluşmaması karşısında yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi şartlarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.