Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17177 E. 2023/15498 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17177
KARAR NO : 2023/15498
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Göçmen kaçakçılığı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2018 tarihli ve 2016/506 Esas, 2018/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesince kurulan hüküm kaldırarak sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; mağdur …’ın kovuşturma aşamasında alınan beyanında; olayın … ile herhangi bir alakasının olmadığını, savcılıktaki ifadesinde …’ya 4.900 Dolar verdiğine ilişki kısmın çeviriden kaynaklı bir yanlış olduğunu, aslında …’ya 6.650 Doları kaybolmaması ve çalınmaması için emanet olarak verdiğini, sonra geri aldığını beyan etmişse de, sanığın emniyette alınan ifadesinde … isimli şahsın kendisine 6.600 Amerikan Doları verdiğini, kendisinin de parayı …’a teslim ettiğini söylediği, her ikisinin de emniyette alınan beyanlarındaki sadece bu kısmın çeviriden kaynaklı yanlışlık olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde emniyette alınan ifadesi, müşteki beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanık …’in maddi menfaat temin etmek amacıyla yasal olmayan yollardan Suriye vatandaşı olan müştekilere yurt dışına çıkmaları için imkan sağladığı, bununla birlikte Türkiye’ye geldikleri, sanık … ile kardeşi … aracılığıyla tanıştıkları ve ailelerini kaçak yollardan Almanya ülkesine götürmek için … ile anlaştıkları, tanık beyanında belirtildiğinden yapılan yargılama sonucu ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık müdafiinin temyizinin vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurların Suriye ülkesindeki savaştan kaçarak aileleriyle birlikte Türkiye’ye geldikleri, sanık … ile kardeşi … aracılığıyla tanıştıkları ve ailelerini kaçak yollardan Almanya ülkesine götürmek için sanıkla anlaştıkları, mağdur …’in parayı sanık …’e verdiği, sanık …’in mağdurların ailelerini, daha önceden araç almak için gittiği … ilinde tanıdığı, … aracılığıyla Almanya ülkesine kaçak yollardan gitmesini sağlayacağı, sanığın ifadelerinin çelişkili ve suçtan kurtulmaya yönelik oldukları anlaşılmakla itibar edilmediği, sanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde emniyette alınan ifadesi, müşteki beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, sanık …’in maddi menfaat temin etmek amacıyla yasal olmayan yollardan Suriye vatandaşı olan mağdurları yurt dışına çıkmaları için imkan sağladığı, sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın mahkemedeki savunmasında “Ben …Hanı’nda çalışıyordum, …ta …’te satılık bir araba gördük. Onu satın almak içni …’e … ile birlikte gittik. Ondan sonra devrini yapmak için notere gittik. … otogalerici dükkanında … ile kaldı. Biz araba sahibi ile notere gittik. Arabayı satın aldıktan sonra …’a geldik, 6 ay burada kaldık. … benim akrabam olur. … ile …’a gideceklerini söylediler. Ceplerindeki parayı bana emanet olarak bıraktılar. Bana dedilerki senin pasaportun yok bize para lazım olunca bize gönderirsin dediler. Biz …’a gittikten sonra güvendiğimiz biriyle karşılaşırsak o parayı ona gönderirsin dediler. Bana … 2.200 dolar, … ise 6.650 doları bana emanet olarak bıraktılar. Sonra benden parayı istediler. Bende parayı geri iade ettim” beyan ettiği, göçmen …’ın da “Ben daha önce soruşturma aşamasında ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim, olayla sanığın herhangi bir alakası yoktur, ben … ve … tan şikayetçiyim, onlar beni yurt dışına çıkarma vaadi ile kandırdılar.” yönündeki beyanları ile dosya
kapsamında sanığın doğrudan veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadı ile göçmen kaçakçılığı yaptığına dair sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın üzerine atılı suçtan beraatine yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı olduğundan bahisle sanığın göçmen kaçakçılığı suçundan mahkumiyetine ilişkin ilk derece mahkemesince verilen hüküm tamamen kaldırılarak, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın müdafii huzurunda alınan kolluktaki savunmasında, mağdurların Almanya’ya gitmesi için para karşılığında … isimli kişiyle anlaştıklarını, mağdurların kendilerine verdikleri parayı bu şahsa teslim ettiğini belirtmesi, mağdurların kollukta alınan beyanlarında Almanya’ya gitmek için sanıkla anlaştıklarını ve parayı sanığa verdiklerini belirtmeleri, suçtan kurtarmaya yönelik daha sonra ifadelerine itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı göçmen kaçakçılığı suçunu işlediği sabit olduğundan, mahkumiyeti yerine yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
B. Kabule göre de, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5 madde ve fıkraları uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.