Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/17468 E. 2023/15812 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17468
KARAR NO : 2023/15812
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/10029 Esas, 2020/6067 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2022 tarihli ve KD-2022/141465 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanığın, Yerel Mahkemenin kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/10029 Esas, 2020/6067 Karar sayılı ilamı ile onama kararı verilmiştir.

3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin onama kararının kaldırılmasına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanmaması gerektiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün zincirleme suç hükümleri yönünden bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın mağdur …’ye yönelik hakaret içeren sözleri araya zaman aralığı girmeden, art arda söylemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla cezaya hükmedildiği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
IV. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/10029 Esas, 2020/6067 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, karar verilerek, … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.03.2015 tarih ve 2015/251 esas, 2015/360 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu;
V. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

VI. OLAY VE OLGULAR
Sanığın 155 polis hattını arayarak mahallesinde hırsızlık yapıldığını ihbarı üzerine, olay yerine gelen polis ekiplerinin şüpheli şahıs bulamayarak olay yerinden ayrıldıkları, sanığın 155 polis hattını tekrar arayarak görevli polis memuru olan katılana yönelik “Bunların a…na koyarım bunlar benimle ilgilenmedi bak.”, “Başka bir derdim …’in kralını s…m ben bak.”, “Siz a…na koyum yatıyorsunuz boyuna.”, “Kömürü a…na koyduklarım odunu çalınıyor siz gelin oğlum …’e gelin.” şeklindeki sözlerle hakaret ettiği, Mahkemece kabul edilmiştir.
VII. GEREKÇE
Sanığın hakaret suçunu işlediği, CD çözüm tutanağı içeriği ile uyumlu katılan beyanı ile sabit olduğundan, Mahkemenin kararında bozma sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
VIII. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.