Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/14009 E. 2023/23749 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14009
KARAR NO : 2023/23749
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/281 E., 2015/738 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; sanığın atılı suçları işlemediği, tanık … M.K.’nın beyanlarının dikkate alınmadığı, mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay günü aracını diğer araçların geçişini engelleyecek şekilde yol kenarına hatalı bir şekilde bıraktığı, bu esnada olay yerinde bulunan trafik polis memuru katılan … S.’nin sanığı uyardığı, sanığın katılana hitaben “Sana inat buraya aracı park ediyorum, buradan aracı çekmiyorum, gücün yeterse aracı kaldır, cezamı yaz.” dediği, katılanın sanıktan trafik cezası yaptırımı uygulamak için ehliyet ve ruhsatını istediği, ancak sanığın istenen belgeleri vermediği ve görevi engellemek amacı ile aracını katılanın üzerine doğru sürdüğü, eylemine bir süre devam ettiği, daha sonra aracından inip eli ile katılanı itekleyerek “Benim kayınpederim mecliste görevli, sen kimsin de bana ceza yazıyorsun, senin amirin bile gelse bana ceza yazamaz, senin çalıştığın yer ile ilgili bir sıkıntın var anlaşılan, hemen bana sicilini ver, sen benim verdiğim vergiler ile maaş alıyorsun, bana ceza yazamazsın.” diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu, katılanın elindeki makbuz defterinin köşesinden tutarak makbuz sayfasını yırttığı, bu sırada telsiz çağrısı üzerine diğer katılan trafik polisi memuru … K.’nın olay yerine geldiği, sanığı sakinleştirmeye çalıştığı, bu kez sanığın katılan … K.’nın üzerine yürüyerek “Sen kim oluyorsun, sen mi bana ceza yazacaksın lan, amirini çağır bana, ben size ne yapacağımı biliyorum, istediğin ekibi çağırabilirsin, kralını çağırsan hiç bir şey yapamaz bana, istediğin yere şikayet et, kralın gelse hiç bir şey yapamaz, siz kimsiniz de beni şikayet ediyorsunuz, siz benim verdiğim vergilerle nefes alıyorsunuz, o kadın, gününü görecek.” diyerek hakaret ve tehdit ettiği, eylemlerinin katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz isteği ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılanlara söylediği kabul edilen sözlerin muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince silahtan sayılan araba ile gerçekleştirmesi karşısında, aynı Kanun’un 265 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçunda hapis cezasının ertelenmesi karşısında, olay tarihindeki adli sicil kaydına göre mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda adli para cezası tercih edilerek çelişki yaratılması,
4. Hakaret suçundan kurulan hükümde; 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
5. Hüküm fıkralarında zincirleme suç hükümleri uygulanırken uygulama maddesine 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası ibaresinin yazılmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.