YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14478
KARAR NO : 2023/25473
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/27 E., 2015/847 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükümde temyiz süresinin “karar tarihinden itibaren 7(yedi) gün içinde” şeklinde yanıltıcı olarak gösterilmesi, başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan sanığa, yokluğunda verilen karara karşı temyiz dilekçesini cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceğinin belirtilmemesi, ve ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligat sırasında, 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği halde, sadece “okumak/almak” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usulsüz kesinleştirildiğine, kararı temyiz ettiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın tek katlı yığma bina üzerine ruhsatsız olarak 14.00×5.50 m ebatlarında h:2.80 m yüksekliğinde 1. Kat yaptığının tespit edildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmaması karşısında, yargı çevresi dikkate alınarak hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ıncı maddelerine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması,
2. Hükümden sonra 18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.