Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/14576 E. 2023/23755 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14576
KARAR NO : 2023/23755
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1203 Değişik İş
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca da hak yoksunlukları ile ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarih ve 94660652-105-34-601-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98904 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
” …Dosya kapsamına göre, her ne kadar inceleme konusu İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında itiraz kanun yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de, anılan kararın kesin nitelikte olması nedeniyle bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2021 tarihli ve 2021/3593 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
Sanığın mahkûmiyetine dair gerekçeli kararın 13/07/2021 tarihinde sanığa bizzat tebliği edilerek, 28/09/2021 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 05/10/2021 tarihinde infazına başlandığı, kararın tebliğine yönelik tebligat belgesindeki imzanın hükümlüye ait olmadığı gerekçesiyle hükümlü müdafii tarafından yapılan eski hale getirme talebinin anılan Mahkemenin 05/11/2021 tarihli ek kararı ile reddine karar verildiği, hükümlü müdafii tarafından bu defa 17/11/2021 tarihli dilekçesi ekinde, tebligat parçasındaki imzanın hükümlüye ait olmadığı yönündeki uzman raporunun sunularak yapılan itirazın İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2021 tarihli ve 2021/1203 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verilmiş ise de,
Sanığın tebligat görevlisi ile ilgili suç duyurusunda bulunduğu nazara alındığında, 13/07/2021 tarihinde yapılan tebligatta tereddüt hasıl olması, sanığın ısrarla karardan haberinin olmadığını belirtmesi karşısında, sanık müdafiince tebliğ mazbatasında sanık adına atılan imzanın sanığa ait olmadığına ilişkin sunulan 16/11/2021 tarihli uzmanlık raporu ile ilgililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2021/219042 sayılı soruşturma raporu da gözetilerek, gerekirse bu hususun bekletici mesele yapılarak sonucuna göre eski hale iade talebinin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un “eski hale getirme” başlıklı 40 ıncı maddesinin,
“(1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.
(2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
İnceleme konusu İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş ise de, anılan kararın kesin nitelikte olması nedeniyle yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/3593 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkumiyete dair gerekçeli kararın 13.07.2021 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından tebligat belgesindeki imzanın sanığa ait olmadığı ileri sürülerek eski hale getirme talebinde bulunulduğu, Mahkemece bu talebin ek karar ile reddedildiği, sanık müdafinin tebligat parçasındaki imzanın sanığa ait olmadığına dair uzman raporunu Mahkemeye sunarak karara itiraz ettiği, itiraz merciince kararın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafii tarafından alınan 16.11.2021 tarihli uzmanlık raporu, tebligat görevlisi hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2021/219042 sayılı soruşturma dosyası ve sanığın karardan haberinin olmadığını belirtmesi karşısında, sanığın imza örnekleri alınıp başka belgelerdeki imzaları temin edilerek tebligat parçasındaki imzanın sanığın el ürünü olup olmadığına dair bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre eski hale getirme talebinin Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2021/1203 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.