YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14610
KARAR NO : 2023/25821
KARAR TARİHİ : 18.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/926 E., 2022/934 K.
SUÇ : Hakaret
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddeleri uyarınca 1200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş olup, kararın itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle ihbar edilmesi üzerine hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11/09/2023 tarih ve 94660652-105-64-15792-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97474 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97474 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-) Dosya kapsamına göre, sanığın komşuları olan müştekiler ile arasında çıkan tartışma esnasında müşteki …’a hitaben yanında bulunan müşteki …’i kastederek “O…pu karın yapıyor bunları.” şeklinde sözlerle adı geçen müştekilere karşı hakaret suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, sanığın üzerine atılı suçu tek bir fiille birden fazla müştekiye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayininde,
2-) Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125/1, 129 ve 62/1. maddeleri uyarınca tayin edilen 55 gün adli para cezasının, aynı Kanun’un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası karşılığı olmak üzere 1.100,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 1.200,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1 Numaralı İstem Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Zincirleme Suç” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı hakaret suçunu tek bir fiille birden fazla şikayetçiye karşı işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2 Numaralı İstem Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde, sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 129 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca belirlenen 55 gün adli para cezasının 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20 TL üzerinden sonuç cezanın hesap hatası yapılarak 1100 TL adli para cezası yerine 1200 TL adli para cezası olarak fazla ceza tayin edildiği belirlenmiştir. Ancak sanık hakkında (1) numaralı istemde ayrıntıları ile açıklandığı üzere hatalı değerlendirme yapılarak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmayarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında; yanılgılı uygulama nedeniyle çift atıfet sağlanamayacağı nazara alınarak hesap hatası düzeltilmemiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,
2. Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.